23 Nisan 2008 Çarşamba

Pele'den Şok Eden Açıklama..


Şekil 1-A


Pele, Maradona'ya verilen bütün ödüllerin geri alınmasını istemiş. Buna neden olarak da doping kullanan atletlerin ödüllerinin geri alınmasını gerekçe göstermiş. Haberin linki burada:

http://www.addmanager.com/board
/192/Peleden-sok-eden-aciklama-21528.html#entry275437

Buna en güzel cevabı da alttaki mesajlardan birini yazan arkadaşım vermiş. Onun da izniyle cevabını aynen kopyalıyorum:

Pele reklamlarda oynasın, ismini satsın, para kazansın; bıraksın Maradona'ya laf etmeyi
Maradona'yı Maradona yapan sadece saha içindeki adam değil, unutuyor onu...

Pele bir dünya yıldızı olmuş
Futbolu bırakmış A.B.D.'de para için maymun olmuş
Coca-Cola'nın yıldızı olmuş, Nike'ın yıldızı olmuş
Nike Freddy Adu'ya sponsor olunca, birden veliahtım Adu diyen birisi(arkada Just Do It)
Elinin altında fazlasıyla para olmasına rağmen, hala parayı basanın konferansa getirebileceği birisi(Türkiye'ye geldi en son)
Tribünlerde insanlarla değil; ancak protokolde sahte sahte gülerken görebileceğiniz birisi
FIFA'nın bilimum sponsorlarının kankası

Maradona da futbolu bırakmış, futbolsuz yapamamış
Kendini kokaine vermiş, alkole vermiş, kaç kez ölümden dönmüş
Bi ara yılda 4-5 kez Maradona öldü haberi gleiyordu

Amerika Latin ülkelerinin anasını ağlatırken, Pele sponsorların yanında durmuş; Maradona Castro'nun, Chavez'İn yanında durmuş

Pele antrenman yapıp alırken kupaları, Maradona kokain altında, sabah akşam kızlarla yatarak aldı
Antrenman yapsaydı ne hale gelirdi, hayal etmesi bile zor biggrin.gif

Maradona doping yapmadı, o da ayrı mevzu
Kanında çıkan madde, futbol dışında birçok spor dalında serbestti, ki sanırım artık futbolda da doping sayılmıyor
Kokain çıktığı 94 Dünya Kupası'nda atmıştı golünü, gidiyordu

Ben sadece son Dünya Kupası'na bakıyorum, tribünde forma sallayan Maradona hatırlıyorum, protokolde tüm UEFA ile el sıkışan Pele hatırlıyorum {şekil 1-A}

İsim satmaktan kastım sponsorların oyuncağı olmak
Beckenbauer, Pele ve Platini FIFA'ya göre dünyanın en iyi 3 adamı
Bana göre futbolun onlara verdiklerini, sponsorlara satmış 3 zengin adam
Maradona güzle söylemiş onalr hakkında: "onlar takım elbiselereriyle dolaşıyorlar, toplantılara katılıyorlar.. onlar yönetici olmak için doğmadılar.. onlar futbolcu olmak için doğdular.. beni aralarına almıyorlar.. çünkü ben onlardan daha iyiyim.. bu yüzden benden hoşlanmıyorlar.."

"Pele may be king but Maradona is god"
derler...

Unutulmaz Futbolcular # 1 - Djalminha


"Futbol bir Gladyatör kavgasına benzer, ve benim rolüm eğlendirmek"

Tam adı Djalma Feitosa Dias. Flamengo ve Depor'un efsane oyuncularından. 96'da Brezilya'da Altın Top ödülünü almış. 97 - 04 seneleri arasında oynadığı Depor'da da 148 maçta 40 golü var. Kendisini Galatasaray'a 2001'de bir Şampiyonlar Ligi maçında attığı golden sonra tanıdık. Tabi tüm transfer haberleri onun üzerinde yoğunlaşmaya başladı böylece.

Hocalarıyla iyi geçinemediği yazıyor yazının kaynağı Wikipedia'da. Sebebi de hocaları iplemeyip, tribünü coşturmakla uğraşmasıymış. Helal olsun, keşke transfer haberleri doğru olsaydı da Djalminha'yı birkaç maç canlı izleyebilseydik.

Depor'u Tanıyalım..


Tam isim Real Club Deportivo
de La Coruña, S.A.D.
Takma isim(ler) El Turko, Depor
Kuruluş 1906
Stad Estadio Municipal de Riazor
Kapasite 34,600
Başkan İspanya Augusto César Lendoiro
Teknik direktör İspanya Miguel Ángel Lotina
İnternet adresi http://www.canaldeportivo.com
Lig La Liga


Real de Club Deportivo La Coruña bilinen ismiyle Deportivo 1906 yılında kurulmuş olan futbol kulübüdür. Maçlarını La Coruna şehrindeki Riazor Stadı'nda oynar. Deportivo'nun lakabı "El Turco"'dur.Güneydeki komşu kent Vigo'nun takımı Celta Vigo ile ezeli rekabet halindedir. Celtalıların hakaret amaçlı taktıkları "El Turco" ismi Deportivolu taraftarlarca kabul görmüş ve "Evet, Türk gibi güçlüyüz!" şeklinde cevap bulmuştur. Evleri Riazor'da oynadıkları maçlarda dev boyutlarda Türk bayrakları açılır.Celta Vigo ve Avrupa Kupalarında Yunanistan takımlarıyla oynadıkları maçlardaki bu tip görüntüler sık sık yaşanır. Aynı şekilde RC Deportivolular da Celta Vigo taraftarlarını "Portekiz hayranı" olmakla itham ederler. İspanya Ligi La Liga'yı teknik direktör İrureta yönetiminde 2000 yılında kazanmayı başaran Deportivo 2003-2004 sezonunda Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Milan'ı 4-1'in rövanşında kendi evinde 4-0 yenerek tüm dikkatleri üzerinde toplamıştır. Ancak, yarı finalde kupayı kazanacak olan Porto'ya elenmekten kurtulamamıştır. 2000-2001 sezonunda da Şampiyonlar Ligi çeyrek finali oynamışlar, İngiliz Leeds Utd takımına elenmişlerdir.

Başarılar [değiştir]



Bir bilgi de ben ekleyeyim,

Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde 2001 yılında Deportivo ile karşılaşmış, ilk maçı Suat Kaya'nın golüyle 1-0 kazanmış ancak 2. maçı deplasmanda 2-0 kaybetmiştir. 2-0 kaybettiğimiz maçta efsane Djalminha da penaltıdan bir gol kaydetmiştir.

Kaynak: wikipedia.org

22 Nisan 2008 Salı

Deportivo La Turco..

Deportivo La Turco

Celta Vigo - Deportivo La Coruna derbysi. Bu derbiyi ilginç kılan olay ise, iki kentin taraftarlarının yüzyıllardır birbirleri ile çekişmeleri, kin beslemeleri... Celta Vigo’lular, Deportivo’lulara, Türklere verdikleri destek nedeniyle, Deportivo’lular da Celta’lılara Portekiz’lilere yakınlıklarından dolayı, "hain" yakıştırması yapıyorlar.

İspanya’nın kuzeyinde Portekiz sınırına yakın olan iki kent insanı, bu yakıştırmadan son derece memnun. Vigo kentinin takımı Celta’da çok sayıda Portekiz taraftar derneği var. Buna karşılık La Coruna’nın takımı Deportivo’da Türkleri, Türk bayrağını göndere çekecek kadar ateşli Türk dernekleri kurulmuş. Bu yüzden olsa gerek, Deportivo La Coruna’nın her oynadığı maçta sahaya asılmış çok sayıda Türk bayrağı görebilirsiniz. Ayrıca Deportivo’lu futbolseverlere, "Türkler" adı takılmış (deportivo la turco).

Biz de bu ilginç hikayeyi hem dinlemek, hem de bu tarihe malolmuş derbiyi izlemek için Vigo kentine geldik. Stadı dolduran 20 bin kişinin 5 bini Deportivo La Coruna taraftarıydı. Yani Celta taraftarlarına göre 5 bin Türk ile 15 bin Portekiz’li takımlarına destek veriyordu.

Karşılaşmanın başlamasına az bir süre kala bu hikaye ile ilgili çok sayıda yazı yazmış gazeteci Alberto Torres ve Türk taraftar derneklerinden birinin kurucusu olan Ricardo (La Pasion Turca) ile söyleşiye oturduk...

Alberto, La Coruna taraftarlarının nasıl Türk olduklarını anlatmaya başladı:

Barboros Hayrettin Paşa, Akdeniz’e hükmettiği sıralarda İspanya sahillerine kadar ulaşmış. O sırada İspanya’da yiğitliği ile ünlü Galicia bölgesinin delikanlıları, Barboros’a büyük destek vermişler. Bu işbirliğini içlerine sindiremeyen komşu kent Vigo’nun halkı ise La Coruna’ya Türklerle ortaklığa girmelerinden dolayı, onlara "Türkler" adını takmışlar. Bu ad sporda, özellikle de futbolda günümüzde büyük bir rekabete dönüşmüş. Buna karşılık, La Coruna halkı da Celta Vigo taraftarlarına yakınlığı ve iyi ilişkileri nedeniyle Portekiz’li yakıştırması yapmışlar.

La Coruna’da çok sayıdaki taraftar derneklerinden biri olan La Pasion Turca derneğinin başkanı Ricardo ise Türk bayrağına sahip çıkmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. Ricardo, Deportivo La Coruna’nın Şampiyonlar Ligi’nde Yunan takımı Panathinaikos’la oynadığı maçta açtıkları 20 metreyi aşan Türk bayrağını anlatırken, "İnanın Riazor Stadı’nda yüzlerce Türk bayrağı vardı. Stadın bir ucundan diğer ucuna bir Türk bayrağı astık. Yunanlılar sahaya çıktıklarında dev Türk bayrağının yanı sıra yüzlerce ateşli taraftarın ellerindeki ay yıldızlı bayrakları görünce neye uğradıklarını şaşırdılar. Dünyanın hiçbir yerinde kendi ulusunun bayrağının dışında, başka ülke bayrağına bu kadar çok sahip çıkan bir taraftar grubu bulamazsınız" dedi.

Ricardo ayrıca Türk bayrağına Deportivo Kulübü yaşadıkça sahip çıkacaklarını ve Celta’nın Deportivo ile 2. yarıda oynayacağı maçta Türk bayrakları ile tam bir gövde gösterisi yaparak stadı "Türkiye" diye inleteceklerini söyledi.

Alberto ile Ricardo’yu dinledikten sonra Celta’nın Deportivo taraftarlarına ayırdığı bölüme geçtim. İnsan kendini adeta milli maçta hissediyordu. Celta’lılar "Türkler dışarıya" diye tezahürat yaparken, Deportivo’lular da sürekli "En büyük Türkiye" diye bağırıyordu. Onlara Türkiye’den geldiğimi söyleyince birden etrafımda yüzlerce La Coruna taraftarının beni selamlamak için elini uzattığını gördüm. Karşılaşmayı Deportivo, yani Türkler 3-0 kazandı. Sevinç sokaklara taştı. Türk bayrakları bu kez Vigo kentinde dalgalanmaya başlamıştı.


Bu vesileyle blogumuz hayırlı olsun diyelim. Umarız beğenirsiniz..